Haber Üstü Reklam Alanı

Bir rüya, bir masal gibiydi

23.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Çok ama çok yıllar önceydi üç, beş, sekiz, on, sekiz, yirmi sekiz değil, tam otuz sekiz yıl önce. O gün yeni doğmuş bir çocuğun sakallarının saçlarının beyazlamaya dönmüş olduğu geriye baktığımızda uzun bir sürecin geçmiş olduğunu görüyoruz. Tarih bazı olayları gizlemiyor gün geliyor gözler önüne seriyor.

 O yıl her şey çok güzel başlamıştı. 1980 - 1981 sezonu kulüp bşk. Rahmetli, EROL ÖZIŞIKÇILAR ve yönetimi, TEKNIK Direktör sayın TURGAY METO ve yardımcıları, rahmetli DOGAN EMÜLTAY ve kaleci Antrenörü rahmet'li SEYFI TALAY hocamızla, birbirine saygı ve sevgi duyan bir futbolcu topluluğuyla, onların her isteğini yerine getirmeye çabalayan gerçek bir Karşıyakalı gerçek bir ağabey, bir baba Karşıyaka’nın efsanelerinden, rahmetli GODE CENGIZ camiaya büyük bir güven ve güç veriyordu.  Karşıyaka taraftarı tartışılmazdı. Hazırlık dönemi hazırlık maçları, Türkiye SPOR Yazarları derken, 1980 - 1981 sezonu start almıştı.

 Ard arda alınan galibiyetler, kazanılan maçlar, deplasmandan getirilen puanlar, camiayı ayağa kaldırmış, takım içinde kaleci rahmetli, mastika ALİ altın kafa rahmet'li MURAT, Büyük CIHAN, YILMAZ, ERHAN ÖZALP, K .CIHAN, SAMI, BURHAN, NAİM, HÜSEYIN,MEFTUN, CAFER ağabeylerimiz, her anlamda takıma büyük katkı veriyorlardı. Onlara ayak uyduran diğer futbolcu arkadaşlarımızla, tam bir takım olmuştuk. 

Haftalar geçtikçe havaya giren, hedefe koşan ve iddalı duruma gelen KARŞIYAKA’yı ligde yalnız bırakmayan, yine bir İZMİR takımı şanlı GÖZTEPE vardı. Kıyasıya bir mücadeleye girmiştik. Biz kazanıyoruz, onlar kazanıyordu, adeta at başı gidiyorduk, lig alabildiğine merak edilir bir hale gelmişti. Lig de son üç maçımız kalmıştı tribünler dolup taşıyor, Alsancak stadı artık dar geliyordu. Sevgi seli almış başını gidiyordu, çarşı yeşil kırmızı bayraklarla süslenmiş, taraftar havaya girmişti. 

Dönemin çok ünlü futbol sinema tiyatro sanatçıları maçlarımıza geliyor, bizleri yakından takip ediyorlardı. Dönemin flaş sinema sanatçısı sevgili MÜJDE AR KSK formasını giyiyor, tribüne çıkıp KAF SİN KAF çektiriyor, amigoluk yapıyordu. 

Konya deplasmanından altın kafa MURAT 'ın golüyle galip dönüyor, pirimler soyunma odasında, terimiz soğumadan dağıtılıyordu.

Zaman durmuş heyecan zirve yapmıştı.Her kez futbolun içinde olan olmayan, manavı, çaycısı, esnafı, iş adamı, profesörü, doktoru, işçisi kısacası her meslek alanından her vatandaş, sadece iZMiR de değil, tüm TÜRKIYE de bu maçı konuşuyor, basın iki takımı yakın markaja alıyor, dünya maçımıza duyarsız kalamıyordu. 

Biz KARŞIYAKA olarak her maçtan sonra hiç izin kullanmadan, tekrar kampa giriyorduk. Ailelerimizle sevdiklerinizle arkadaşlarımızla aramıza bir duvar örmüştük. Kamplarda bize hizmet eden personelle bir akraba bir dost olmuştuk, zaman zaman bizlere yemek servisi yapanları, yemek masasına oturtup, onlara servisi bizler yapıyorduk. Kampa gelen gidenin sayısını bilemiyorduk, bunların arasında çok önemli isimler vardı.

Yıllarca hikayelerini dinlediğimiz, Türk futbolunun büyük golcüsü taçsız kral METIN OKTAY, Milli takımın ve Galatasarayin efsane kalecisi TURGAY ŞEREN, ünlü tiyatro sanatçısı ALTAN ERBULAK, efsane HALIT KIVANC, spor yazarı OĞUZ TONGISIR ,milliyet gazetesi ekibi olarak kampı ziyaret ediyorlardı. Türk sanat müziği sanatçısı KUTLU PAYASLI, ortamı yumuşatmak, moral motivasyon için müzik resitali sunuyor, HALiT KIVANÇ mini yarışmalar düzenliyordu. MUSTAFA Denizli bir TV. Programında, bu maçla ilgili bir anısını anlatırken, komutanının onu bu maça götürmesini istediğini, birliğinden izin alarak maça geldiklerini anlatıyordu. 

16 MAYIS 1981 gün gelmişti, saat 14:00’de IZMIR ATATÜRK Stadında oynanacak maç için, kamp yaptığımız otelde maç kahvaltımızı yapmıştık, kahvaltı sonrası toplantıda maç kadrosu açıklanmış, taktikler verilmiş, her futbolcunun yapması gereken görevler teknik kadro tarafından en ince noktasına kadar söylenmişti. Toplantı salonunda çıt çıkmıyordu. Hareket saati yaklaşmıştı, herkes odasına çıkıp, dönüş hazırlıklarını yapmaya başladı. Konuşmaktan ziyade, herkes birbirinin gözlerine bakarak anlaşmaya çalışıyordu. Artık o andan itibaren sözün bittiği anlar yaşanmaya başlamıştı. Tek yürek tek vücut olmanın zamanıydı, kaptan Murat abinin, haydi evlatlar yola çıkıyoruz, çağrısı ortamdaki sessizliği bozuyor, Erhan abi takım arkadaşlarıyla tek tek konuşuyordu, Ali abi sakın duruşunu koruyor, kazanacağız çocuklar diyerek takıma güç depoluyordu.  Teknik heyet o ana kadar olan görevlerini yapmış olmanın gönül rahatlığıyla şaşkınlıklarını koruyorlardı. Maç otobüsünde seyir halindeyken stada yaklaştığımızda taraftarların büyük ilgisiyle karşılaşmaya başlamıştık. Ben bundan çok etkilenmiş, göz yaşlarıma engel olamamıştım. O anda bir elin omuzuma dokunduğunu hissettim, başımı kaldırdığımda o kişinin efsane GODE CENGIZ olduğunu gördüm, ne yapıyorsun evlat biraz sonra maça çıkacaksın, toparla kendini dediğinde onunda gözlerinden dökülen göz yaşlarına tanık oluyordum. Her anımız her, adımımız her yaşadığımız şeyler, artık tamamen duygu yüklü şekiller almaya başlamıştı.KAF SİN KAF seslerini yeşil kırmızı, sarı kırmızı bayrak ve flamaları formalıları gördüğümüzde, ATATÜRK stadına yaklaşmıştık. Otobüsün önü sık sık kesiliyor, ortalık KAF SİN KAF tezarühatlarıyla inliyordu. Çoğu zaman Göz Göz GÖZTEPE sloganlarıyla karışan, binlerce insanın haykırışları muhteşem bir atmosfere ortaklık ediyordu. Zar zor taraftar selinden kurtulup, soyunma odasının yolunu tuttuğumuzda ne kadar büyük bir beklentinin altında olduğumuzu bir kez daha anlamıştık. 

Soyunma odasına girdik, çantalarımızı odaya bıraktık, kısa bir süreliğine ATATÜRK stadının zeminini kontrol etmek için sahaya çıktığımızda, hayretler içinde kalmıştık, olağanüstü bir şeylerin olduğunu tahmin etmiştim, ama bu kadarını tahmin edememiştim. Stat sanki üzerimize yıkılacak gibiydi, herkes on binler üzerimize geliyor gibiydi, koskocaman statta ufacık küçücük kalmıştık, kısa bir süre sonra soyunma odalarına tekrar geri döndük .Yer gök yeşil kırmızı ve sarı kırmızı olmuştu, takımlarını destekleyen tezarühatlar, İzmir’in en hücra köşelerinden bile duyuluyordu. Soyunma odasında birbirimize sarıldık tek bir vücut olmuştuk, maçı kaybetmemek için birbirimize söz verdik. Olağan üstü bir şeydi, diğer maç konuşmalarından, diğer maç atmosferlerinden her şeyden ama, her şeyden çok farklıydı.

 

Takımlar sahaya çıktığında, büyük bir gürültü kopmuştu, kulakları sağır eden bir gürültü, bir uğultu vardı. Yanımdaki takım arkadaşımın söylediğini bile duyamaz duruma gelmiştik. Bir rüya, bir masal gibiydi sanki. 

Maçın orta hakemi sayın HALİL ATALIK hocamızın başlayış düdüğüyle, bitiş düdüğü arasında değişen bir skor olmamış maç başladığı gibi, 0 - 0 bitmişti. Tekniğin taktiğin yok olduğu, seyirci rekorunun kırıldığı, bir rüyanın öne çıktığı, kısır bir mücadele olmuştu. Bazı maçların tekniği taktiği olmazmış, hocalarınız ne kadar söylerse söylesinler, anlatsınlar bu maç öyle bir maç olmuştu.

 

Her maç kendi kahramanını yaratırmış dünya seyirci rekorunun kırıldığı KARŞIYAKA - GÖZTEPE maçında, Karşıyaka kalecisi rahmetli mastika ALİ abimizi maçın kahramanı, ERHAN ÖZALP abimi ve K. CİHAN’I öne çıkarmıştı. Son haftaya, galibiyetin iki, beraberliğin bir puan olduğu, o tarihi maçtan sonra, GÖZTEPENİN bir puan önünde lider girmiştik. Maç sonu Göztepeli futbolcular, soyunma odalarına giderken, KARŞIYAKA seyircisi takımını şampiyon olmuş gibi, bir kapalı tribüne, bir açık tribüne, bir kale arkası tribününe çağırıyor, KAF SİN KAF ŞAMPIYON tezahüratlarıyla bağrına basıyordu.

Uzun bir süre, seyircilerimizi selâmladık dan sonra stadtan ayrıldık. 

KARŞIYAKA 51 puan  

GÖZTEPE 50 puan 

 Tarih 16 Mayıs 1981 Cumartesi

 STAT IZMIR ATATÜRK

SEYIRCI 60. 015 BILETLI 

TOTAL SAYI 80. 000

 HASILAT 8 MILYON 654 BIN 700 LIRA

 HAKEMLER HALIL ATALIK, ONUR SORGUC, MUHSIN KARABAG

KARŞIYAKA MAC KADROSU, ALI - ENVER -- MEFTUN - K CIHAN - ERHAN – HURRIYET – AHMET - B.CIHAN – MURAT – GÜROL – Burhan – SAMI - Naim 

TEKNİK DİREKTÖR: TURGAY METO.

 GÖZTEPE KADROSU

 ERCAN – ERHAN – ISMAIL -  KENAN – SADETTIN – METIN - FUJI MEHMET – FEVZI – MUSTAFA – SADULLAH - K. KENAN - K. ALI – İBRAHİM 

TEKNİK DİREKTÖR: ERKAN VELİOGLU

 

KARŞIYAKA son haftayı lider olarak, BANDIRMA spor deplasmanında oynayacak, maçı kazandığında şampiyonluğunu ilan edecekti. Binlerce taraftar, otobüslerle özel araçlarıyla trenle, vapurla Bandırma deplasmanına gelmişti. Göztepe ise İzmir’de Balıkesir Sporla karşılaşacaktı.

Karşıyaka’nın galibiyeti şampiyonluğu, beraberliğin ise GÖZTEPE’NİN,  Balıkesir sporu yenmesiyle Göztepe’yi şampiyon yapıyordu. Karşıyaka’nın Bandırmada oynadığı maç 0 - 0 sonuçlandığında,  GÖZTEPE, BALIKESIR maçının uzatmaları oynanıyor, maç 2 - 2 devam ediyordu ki,  90 artı 3 de, Sadullah’ın Göztepe adına on sekiz üzerinden kafayla attığı o gol, GÖZTEPE’yi gol averajıyla, SÜPER LIGE taşıyordu.

 GÖZTEPE 52 PUAN, KARŞIYAKA 52 PUAN Hikaye burada bitmişti. 

Kaptanımız Murat abi sinirden, Bandırmaspor odalarının camlarını yere indiriyor, kapılar tekmeleniyor, herkes ama herkes üzüntüden göz yaşı döküyordu. Aynı göz yaşlarını İzmir’de de döken Göztepe ise, mutluluktan ağlıyordu. Böylesine Türk futbol tarihine, Guiness rekorlar kitabına Dünya seyirci rekorunun kırılmasına yıIlar geçse de unutulmamasına, çocuklarımıza, torunlarımıza anlatabileceğiniz gerçek bir hikayenin parçası olmaktan, bir GAZiEMIR’Li olarak, büyük bir onurla giydiğim Karşıyaka formasını terletmenin, büyüklüğünü, mutluluğunu hep hissettim ve yaşadım.

 İYİKİ VARSIN KARSIYAKAM, İYİ Kİ VARSIN GÖZTEPEM

Sevgili gazeteci METIN AYDINOGLUNUN 38 yıl sonra yazdığı gibi, kavga yoktu, kan yoktu, kırılan cam çerçeve yoktu, en güzeli de kırılan kalp yoktu. İşte böyle emsalsiz bir daha yaşanması mümkün olmayan bir maçı yaşamlarına işleyen emeği geçen kulüp başkanlarına, yönetim kurullarına, takımların oyuncularına, masörüne, malzemecisine, teknik kadroya, taraftarlara, basın mensuplarına, görevlilere, anlatacakları hikayeler, söyleyecekleri olan herkesi, saygı ve sevgiyle selamlıyorum, aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum. 

YILLAR GEÇ SEDE HÂLÂ BU MAÇ, BİR DÜNYA SEYIRCI REKORUNUN KIRILDIGI, 80 BİN KİSİNİN İZLEDİGİ, GUINESS REKORLAR KITABINA, DÜNYADA BIR İLK MAÇ OLARAK GİRDİGİNE GÖRE, SONSUZA DEK BÜYÜKSÜN KARŞIYAKAM, BÜYÜKSÜN GÖZTEPEM.

Bu tarihi maçı anlatmam, yazmam için bir-çok kişi talepte bulundu . Biz hep o maçı duyuyoruz, ama detayları öğrenmek istiyoruz dediler. Bende amatörce yazmaya çalıştım sürç-i lisan ettiysem affola.

 

GAZETE BAŞLIKLARI'NDAN BIR BÖLÜM

 ALİ ARTUNER, Göztepe son sözü Bandırmaya bıraktı. 

ŞAKIR KURUŞ, Çile bitmedi. 

TUNÇ SARUHANLI, En uzun hafta. 

GÜRKAN ERTAÇ KSK’nın taktik uygulaması. 

NEJAT KABAY, GÖZTEPE’NİN Taktik uygulaması. 

KENAN SÖNMEZ, Duruşma ertelendi.

 SALIH SEZER, Vurgun yemiş gibiydiler. 

LEVENT TÜZEMEN, INSAN SELİ. 

HINCAL ULUÇ, Karşıyaka avantajlı. 

Vedat OKYAR, Ziya ŞENGUL, Fevzi ZEMZEM ve daha birçok spor yazarı, bu tarihi maçla ilgili görüşlerini gazetelerin de köşelerine taşıdılar. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yazarın Son Yazıları
06.07.2019
09.06.2019
18.07.2018
08.06.2018
16.05.2018
18.04.2018
05.03.2018

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı