Haber Üstü Reklam Alanı

Anahtar Bizde

28.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Bir dünya kuralım kendimize.

Bütün zorlukların yok olduğu, hiç bir engelin kalmadığı acıları yaşamadığımız kavga etmediğimiz kimseyi umursamadığımız, yoksulluğun olmadığı hiçbir canlıya zarar vermediğimiz, üşümediğimiz sıcaktan bunalmadığımız, suya yemeğe eğlenceye hasret kalmadığımız her şeyin önümüze sunulduğu ay sonunu beklemediğimiz, faturaları nasıl ödeyeceğimizi düşünmediğimiz manaca.. kasaba bakkala alış veriş yerlerine bankamatik kartlarıyla borçlanmadığımız sırt çantamızda hiçbir zorluğun olmadığı bir dünya. Kısacası bağajınızda olumsuz hiçbir şeyin olmadığı her şeyin güllük gülistanlık olduğu bir yaşam. Acının zorlukların yokluğun çaresizliğin açlığın ne anlama geldiğini tanımadığımız bir dünyanın ne ifade edebileceğini düşünün.

Böyle bir dünyanın var olduğunu varsaysanız bile yüzünüzdeki kırışıklıkların saçınızdaki sakalınızdaki akların kısacası yaşlanmanın ve bir gün bu dünyadan elinizi ayağınızı çekeceğiniz gerçeğinden kaçamazsınız. Onun içindir ki, hayat acısıyla tatlısıyla hüznü tebessümüyle bir çok dersler verir insanoğluna. Her şeyin bir karşılığı vardır. Acının tatlıya üzüntünün mutluluğa açlığın yokluğa güzelliğin çirkinliğe ihtiyacı vardır. Çünki karşıtları anlam yükler karşıtlarına. Çaresizlikler sunar çare arayalım diye, alternatifler sunar karar verelim diye yanlışları gösterir doğruya ulaşalım diye sevgisizliği getirir sevginin yüceliğini gösterelim diye sevdam der sevgisini yüceltsin diye.

Yaşam bize, evlâdı anayı babayı kardeşi akrabayı komşuyu arkadaşı dostu düşmanı bir başka sevdirir, ya da nefret ettirir. Bir imtihan, bir filimdir aslında hayat. Mutlaka başlangıcı, bir süreci ve sonucu vardır tüm canlılar için. Hayat güzeldir, başımızı ellerimizin arasına alıp düşündüğümüz zaman. Yırtık yamalı pantolonların şimdilerde moda olduğunu görürsünüz, bahçelerden dalından topladığımız sebzeler meyveler canlanır gözümüzde tatları hâlâ damağımızdadır aslında kümeslerden topladığımız çift sarılılarını ayrı tuttuğumuz yumurtalar gelir aklımıza, düğünlerde davulların çalındığı, kazanların kurulduğu, horonların, halayların çekildiği hikayeler yatar anılarımızda. Gencimizin yaşlımızın çiçeğe çimene böceğe bakarken bir bardak çayın keyfine vardığı kır kahveleri, derelerden, arıklardan, kana kana içtiğimiz sular yılanları, kaplumbağaları, kurbağaları, kirpileri görüp ürküpte kaçtığımız günler. Çocuklarımıza torunlarımıza anlattığımız laleler papatyalar kuşlar. Bu filmi bizler yazıyor bizler oynuyoruz aslında, kimimiz kötüyü kimimiz iyiyi yoksulu ya da zengini. Kısacası mutluluğun yada mutsuzluğun sınırını çizebilirsek filmin sonu iyi yada kötü bitiyor, ya Hulusi Kentmen oluyoruz yada Erol Taş.

ANAHTAR BİZDE 

nerede olmak istersen oraya geç

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı