Haber Üstü Reklam Alanı

Doğduğumda Seydiköy Büyüdüğümde Gaziemir

16.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Doğduğum da Seydiköy, Büyüdüğümde Gaziemir olan, İzmir in en güzel ilçesinde doğup ve bu zamana kadar birçok güzelliklerine şahit olan yaşım, bana Gaziemir li olmamın mutluluklarını yaşamama sebep oldu. 

O zamanın büyüklerini tanıma fırsatı bulup, şimdiler de benim için çok değerli tecrübeler edinmemi sağladı. O eski insanların söyledikleri her söz, halen kulaklarımda Atasözleri gibi duruyor. Aslında tanıdığım o benim için çok değerli büyüklerimi, sıra ile yazıp sizlere tanıtmayı çok ama çok isterdim. Nasip, kısmet olursa bakarsınız oda olur belki daha sonra ki zamanlarda. 

Çocukluğum zamanlarına dönecek olursak. Belki de şimdiler de olmayan tat, lezzet vardı bizler için. Bu şimdiler de içmiş olduğumuz adı gazoz, kola tabir edilen içeklerden daha kaliteli, daha leziz di benim için Sevilen Gazozu. Benim de oturduğum Yeşil Mahallem 40 sokakta halen daha fabrikası o eski haliyle durmakta, tabi ki zamana yenik düşmüş ama o eski anılarımızı canlandıran şekli ile yerinde durmaktadır. Sade-Portakallı-Kola olarak üç çeşidi ile hizmete sunuluyordu. Umuç kardeşlerin Babaları Hüseyin Umuç tarafından, Şubat 1973’te kurulmuş uzun yıllar Seydiköy ve İzmir de hizmette bulunmuştur. O zamanın 6’lı- 12’li- 24’lü olarak tahta kasalar ile hizmet sunuluyordu ve İzmir de de sayılı gazoz fabrikalarının arasına ismini yazdırmıştır. Eminim şimdiler de bile bu tadı verecek gazoz bulunmamaktadır diye düşünüyorum. 

O zamanda büyüklerimiz gelirlerini artırmak ve daha iyi yaşam koşullarına uluşmak için, Seydiköy ümüz de tütünde dikmekteydiler. Zamanın tekel bakanları gelip, şu an ki meydanımızda, o yılın tütün piyasasını açmak için meydanımıza gelmişlerdir. O yıllarda halkımızın büyük bir kısmı tütün dikmekteydi. Hem işine (Tekel-Tariş vs) gidip boş zamanlarında, belki de tütün işinin belli zamanlarında iş yerlerinden izin alıp, tütünlerini yetiştirmek için canla başla çalışmaktaydılar. Tütün dikilen evlerin hemen hemen hepsinde, tütün için ve diğer toprak işlerinde kullandıkları, belki de şimdilerde çocukların canlı canlı görmedikleri, at ve eşekleri bulunmaktaydı. Bu canlılar o zamanlarda o evlerin bir ferdi gibiydi. Tütüncülüğün gecesi gündüzü olmazdı. Yaklaşık olarak Şubat aylarında toprak hazırlığı ile başlayıp, fidelerin yetiştirilmesi, fideler büyüdükten sonra tarlaya dikimi, çapası, kırımı, dizimi, kurutulması, istif yapılması, daha sonra tavlayıp, balya yapılması olarak Eylül-Ekim aylarını bulmaktaydı. Bunun yanında Tekele veya Tüccara satıp teslim edinceye, mahsulün parasını da alıncaya kadar geçen süre yaklaşık olarak bir yılı bulan çalışması zor bir yerdi Seydiköy’üm.

 Meydanımız da meşhurdu o zamanlar. Otobüslerimiz meydana girip meydanı turlayarak, şimdi ki Merkez camii önündeki telefon kulübelerinin olduğu yerde durak vardı, orada insanlarımızı indirirdi. Meydan etrafında Bakkallar, kahveler, meyhanenin bulunduğu bir yerdi Seydiyöy. Denizmen Bakkaliyesi, Dutlu kahve, Dinler Bakkaliyesi, Yüksel Bakkaliyesi, Reislerin kahve, Kanaat lokantası, Tatar Bakkaliyesi, Berber Nuri, Fırıncı İsmail, gibi hepsi rahmetli olan (Mekanları Cennet olsun) unutup ta yazmadığım o zamanın sektörü olan bir meydandı Seydiköy üm. Öyle ki düğün yapanların çeyizlerini götürürken, tur atmayı görev bildiği bir meydandı Seydiköy üm. Daha öncelerinde düğünlerde at arabalarıyla davul zurna eşliğinde, kız evinden alınan çeyiz, damat evine kadar dar sokaklarda yine davul zurna eşliğinde götürülen, damat evine gelince oyunların kırlış kapan gittiği bir yerdi Seydiköy üm. Düğünler evlerin yanında sokaklarda olur, damat traşını evin bahçesinde davul-zurna eşliğinde yapılan yerdi Seydiköy. 

Şimdiler de Anı Evi olarak açılan, zamanın Seydiköy tren istasyonu olan, sabahın erken saatlerinde Tekel’e, Tariş’e çalışmaya giden insanımızın hınca hınç doldurduğu yerdi Seydiköy tren istasyonu. Bizden daha büyükler o zaman tek Yahya Kemal Beyatlı İlkokulda okurlardı. Bu zaman da bile postane yanında eğitim tarihinde yerini almaktadır. Daha sonradan da benim de okuduğum Cengihan İlkokulu da yapılıp Seydiköy de ikinci İlkokul olarak eğitime açılmıştır. Ben ve benden az büyükler o zaman Gaziemir Ortaokulu ve Lisesinde okumuştuk ama daha da büyüklerimiz İzmir deki Ortaokul ve Liselere gittikleri yerdi Seydiköy üm. 

O zamanlarda her şeyin siyah-beyaz yaşandığı, oyuncaklarımızı bile kendimizin yaptığı, tek eğlencemizin futbol olduğu yerdi Seydiköy üm. O zamanlarda bir futbol sahamız vardı, tam tren yolu kenarı ve şu an apartmanların dolduğu, muazzam çamların olduğu, ciğerlerimizin oksijenle dolduğu bir alandaydı. O sahada Seydiköy-Gaziemir imizin takımları olan Efes spor, Demir spor, Girne spor, Lefke spor, adını unutmuş olabileceğim takımlar. Gaziemir dışından gelen başka takımlar ile özel turnuvalar düzenlenirdi, gayri resmi. Her takım kendi arasında para toplayıp, turnuvayı düzenleyenlere, turnuvaya giriş ücreti olarak verirdi. Turnuva sabah başlayıp akşama kadar devam eder, sadece Pazar günleri oynanırdı. Toplam 10 takım her Pazar turnuva sonuna kadar, şu an profesyonel ligleri kıskandıracak maçlarla, ödül bahanesiydi ama şampiyon olmaya çalışırdı. Bu saha da uzun yıllar top oynamış birisi olarak, sahanın yanındaki, sahibi rahmetli Ali (soyadını hatırlayamadığım) abinin olduğu evindeki Tulumbasından su içmeyen futbolcu yoktur. Ev sahibi olarak rahmetli Ali Abinin çok hakkı vardır orada top oynayanlarda. Allah bin kere razı olsun. Mekanı Cennet olsun. 

Bu arada o zamanlarda şu anki migros olan Anayoldan alt tarafı Gaziemir olarak adlandırılır, Anayoldan üst tarafı da Seydiköy olarak adlandırılırdı. Öyle ki yukarıdan aşağıya gideceğimiz zaman, Anne-Baba mızdan izin isterken, ben Gaziemir e gidiyorum diyerek izin alıyordum ki benim gibi herkeste öyle derdi. Şimdilerde o günleri özlem ile anımsayanlardan birisi olarak, yazarken bile o günler gözümün önündeymiş gibi hissederek yazdım. Şu an anılarımızda kalan o muhteşem günleri yazmaya kalksam daha çok şeylerin yazılacağı yerdir Seydiköy üm.

 SEYDİKÖY-GAZİEMİR de yaşamaktan mutlu, mesut, sevdiğim ve bir daha olsa hiç düşünmeyeceğim doğmak isteyeceğim, gurur duyduğum yersin SEYDİKÖY üm...

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı